anasayfa   hakkımızda   oyunlar   turneler   workshops   oyuncular   basında biz   
iletişim   linkler   
 
turneler
 

 

  • amsterdam turnesi - aralık 2002
  • Buz gibi bir Amsterdam akşamına iniyor uçak. Yağmur damlalarının hafif çiseliyorluğu karşılıyor bizi. Ve tabii Şıh Ali Hoca, René ve Shila. Aradan aylar geçmiş, bizler gerimizde bayramları bırakmışız, daha büyük bayramlar yaşayarak. Hava soğuk, buz tutmuş kanalların yanından geçerek dağılıyoruz evlere. Sokaklar tenha, sessiz. Bavul tekerleğinin tıkırtısı yankılanıyor gecede. Karanlıkta seçilmiyor şehir…
  • amsterdam turnesi - mayıs 2004
  • Sabahın körü bile olmadan çıkınca yola, ne zaman uçağa biniyorsun, ne zaman iniyorsun fark edilmiyor. Güneşin doğuşunu izleyip hafif ayılır gibi oluyorsun ama nafile. 3,5 saatlik yol, sen saat 1:00 den beri ayaktasın…Ve Amsterdam. Bu defa daha da bir farklı. Bahar günleri. Hava serincene ama fark etmez. Biz buranın kışını da gördük. Hem de en sert haliyle…
  • amsterdam turnesi - eylül 2005
  • İlk defa bu kadar uzun süreliğine gidiyoruz Amsterdam’a. Neyse ki bu defa hava güzel. Sonbaharın tam da sarı yapraklı, yer yer de yağmurlu günlerini yaşıyoruz Amsterdam’da. Ama bu seferki heyecan öncekilerden daha başka oluyor çünkü hem Prometheia oyunu asıl beklendiği yerde, Hollanda’da seyirciyle buluşacak hem de ilk defa Hollanda’nın başka kentlerini de göreceğiz. İlk defa Amsterdam’a gelen arkadaşlarımız var bu kez. Serap ve Ödül. Onlar da kısa zamanda Amsterdam’a alışıyorlar. Ve sonuçta yazın çalıştığımız Prometheia’ya bakmak, onu tekrar hatırlamak için bir hafta sürecek prova aşamasıyla başlıyoruz turneye.

  • amsterdam turnesi - mayıs 2005
  • “Arayışlar devam etmelidir.” Bu turnenin belki de temel cümlesi bu. Gerçi bu cümleyi kurarken Bruin Otten tiyatro adına arayışlardan bahsediyordu ama biz arayışlarımıza Amsterdam’a gidebilmek için para bulmaya çalışmakla başladık. Konsolosluk parası, İstanbul’dan kalkacak uçak düşünüldüğünde İzmir’den İstanbul’a gidebilmek için otobüs parası, sigorta parası, 5 gün kalacağımızdan harçlık...Turne boyunca arayışlarımız sürekli devam etti zaten. İzmir’den 00:30 gibi çıktık. Saat 7 civarlarında arabalı vapurdayken hepimiz vapurun üst katından deniz analarını izliyor, bir yandan da fotoğraf çektiriyorduk.
  • efes turnesi - Nisan 2006
  • Daha önce tanışmadığımız bir yer Selçuk. Bir sene önceki Kuşadası Turnesi için geçtiğimiz yollar kısmen tanıdık aramızdan bir kaçı için. Ama bu turne yaklaşık 25 kişi için hiç de bilindik değil, turnenin ne demek olduğu da. Aziz Nesin’in “Pırtlatan Bal” oyununu pek çok defa Altındağ Tiyatrosu’nda ve Kemalpaşa’da oynadıktan sonra, bu seferki durağımız Artemis ve Kybele Tapınağı oluyor. Sabah erkenden Kemalpaşa ekibini de alarak Altındağ’a oyuncularımızın bir kısmını ve eşyalarımızı almak için gidiyoruz.
  • amsterdam turnesi - mayıs 2006
  • Ne kadar turneye gitmiş olursak olalım, her seferinde hep yepyeni bir şeyler oluyor hayatlarımızda. Ama belki de hiç bu kadar büyük bir yenilik olmamıştı şimdiye kadar. Bu sefer yepyeni oyuncular, yepyeni hayatlar ve daha küçük yaşlarla tanıştı Amsterdam. Her biri pırıl pırıl, zeki ve yaratıcı 11 çocuk. Bazıları ilk defa İzmir dışına çıkıyor, hiçbiri daha önce uçağa binmemiş.
  • istanbul turnesi - Haziran 2006
  • Ve işte beklenen İstanbul Turnesi kapımızı çalıyor. Uluslararası İstanbul Tünel Festivali için cümbür cemaat yollara koyuluyoruz. Ellerde kazanlar, darbukalar, kostümler, ağır aksak İstiklal Caddesi’nde yürüyoruz çevremize bakınarak. Tünel İşhanı’nın 5. katında Ludwig’in kafe tadındaki mekanına varıyoruz. Bir yanda Haliç, Galata, denizde bir ileri bir geri vapurlar.
  • italya turnesi
  • Tiyatro bir yola çıkıştır, bir yola çıkmaya karar veriş. Bu yolda sadece kendi derinliklerinde bulmaz sanatçı kendisini, çevresine bakar, görür, anlamlandırır, dile getirmek ister. Tüm bunlarla yolu uzar, çetrefilleşir, engebeler, engellerle daralır, sanatçının ufku genişledikçe yol da genişler, dünyanın tamamı bir yol biçimine geliverir. Sanatın yolu tüm dünyayı çepeçevre sardı mı da tüm sınırları kalkar zihinlerin, büyük paylaşımlarla dünya daha da büyür yüreklerle beraber.
     
     
    Mavi Piksel